Şehirler; insanların sosyal, kültürel, siyasal ve iktisadi anlamda büyük izler bıraktıkları, büyük üretimler yaptıkları, medeniyet kurup, medeniyet yıktıkları yerleşim alanlarıdır. Tarihe şahitlik yapan, tarih yazan/yazdıran merkezler olan şehirlerin insanlar gibi refleksleri vardır. Şehirlerin hafızası neye kurgulanıyorsa, medeniyetlerin, dolayısıyla küreselleşmenin biçimi de ona göre şekillenmektedir. Artık şehirler sadece bir imparatorluğun veya bir medeniyetin biçimini değil, dünyanın ve küreselleşme olgusunun biçimini de belirlemektedir.

Bursa tarihe yön veren bir kenttir. Dolayısıyla zengin bir tarihi vardır. ‘Kurucu, öncü ve girişimci” özellikleriyle, 8500 yıllık şehircilik birikimiyle önemli konularda ilklerin yaşandığı bir kent olmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın deyimiyle: “Devletler kuran, birbirinden kıymetli devlet, sanat ve bilim adamları yetiştiren, tarihteki birçok olaya ev sahipliği yaparak tarihi yaşayan değil, yazan şehirdir Bursa…”

Tarihin akışını değiştiren şehir olarak Bursa, bağrında taşıdığı sosyal, kültürel ve mimari miras ile geçmişte olduğu gibi bugün de geleceğe yön verme misyonunu sürdürmektedir.

Yaklaşık 1,5 asır boyunca Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış olan Bursa,  tarihi eserler bakımından ülkemizin en önde gelen şehirlerinden birisidir. Bursa’nın, uygarlıkların kesişme noktası, kültürlerin kaynaşma diyarı olmasının en büyük sebeplerinden birisi de coğrafi konumunun eşsizliğidir. Bursa’da yaşayan bütün medeniyetler bu şehrin değerlerine yeni değerler katarak burayı dünyanın cazibe merkezi haline getirmişlerdir.

Yaşadığımız coğrafyanın tarihi süreç içinde yoğrularak anlam kazanan tüm güzellikleri, tarihi mirasın ilham veren dokusu ve daha birçok farklı özellik, bütün özgünlüğü ile Bursa’da hissedilmektedir.

Türkiye’de ilk “Avrupa Kenti” unvanını alan bir şehir olan Bursa, ekonomik ve sosyal ahengi, doğal güzellikleri,  şifalı yer altı suları, yaz ve kış turizmi olanaklarının yanı sıra, zengin tarihi kültür ile harmanlanmış bir şehirdir. Hıristiyanlık ve Osmanlı döneminin eşsiz eserleri ile süslüdür. İlçelerinin tabii güzellikleri, çağlayanları, mağaraları ve otantik Osmanlı köyleri ile keşfedilecek bir çok değeri bünyesinde barındırır.

Bursa kaplıcaları Roma Dönemi’nden beri kullanılan sağlık merkezleridir. Yıllardır şifa bulmak için gelen misafirlere ev sahipliği yapmaktadır.

Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara kısmında yer alan ve adı yeşille birlikte anılan tek şehir olan Bursa, Asya ve Avrupa uygarlıkları arasında bir köprü niteliği taşımaktadır. Bunun yanı sıra; otomotiv, makine ve gıda sektörlerinde de söz sahibidir.

Her karesiyle bir tarih hazinesi olan Bursa; Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mekansal ve mimari özellikleriyle de az bulunur bir kültür ve tarih mirasını gururla taşımaktadır.

Bugün tarihi kapalı çarşısıyla her yıl birçok turiste ev sahipliği yapan Bursa, 1442 yılında yapılan ve dünyadaki ilk çarşılı köprü olma özelliğini taşıyan “Irgandı Köprüsü”nü de bünyesinde barındırmaktadır.

Tarihi, kültürü, doğal güzellikleri ile Bursa görülmeye değer ve her seferinde yeniden görmek istenilecek nadide güzelliklerle doludur.

Eski adı “Keşiş Dağı” olan, ağaçlarla çevrili Uludağ’ın eteğinden 1700 m yükseklikteki Aras şelalesine ulaşarak, manzaranın güzelliğini keşfedebilir ya da taze balığı, zeytini, zeytinyağı, körfez manzarası ve yemyeşil doğası ile ünlü Mudanya da denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Parkları, Termal Kaplıcaları, Camileri, Medreseleri, Müzeleri ve daha nicesi Bursa’dadır…

Doğal zenginliklerini “Kongre Kenti” özelliğiyle birleştiren Bursa, ulusal ve uluslar arası önemli kongre organizasyonlarına de ev sahipliği yapmaktadır.

Türkiye’nin ilk teleferik hattı Bursa’da kurulmuştur. Yenilenen yüzüyle bugün dünyanın en uzun teleferik hattı Bursa’dadır.

Bursa; tarihi yapısının dışında,  çok eski yıllardan beri süre gelen zengin bir yemek kültürüne de sahiptir. Bu kültürün oluşturduğu Bursa mutfağı, günümüz Türk mutfağına armağan ettiği birçok yemek ve tatlıyla tanınmaktadır. İskender Kebap, İnegöl Köfte, Kemalpaşa tatlısı, pideli kebap, cevizli lokum, tahinli pide, höşmerim ve kestane şekeri Bursa ile anılan tatların başında gelir.

Bugün ulaşım yatırımlarından kültürel organizasyonlara, altyapıdan spora, kentsel dönüşümden sosyal sorumluluk projelerine kadar yeni ve farklı bir yönetim anlayışı ile Bursa geleceğe taşınıyor.  Bursa’nın, geleceği parlak bir Avrupa kenti, eşsiz özellikleriyle markalaşmış bir dünya şehri olması noktasında atılan bu adımlar, tabii ki Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında bulunan kardeş şehirlerimizle, ulusal ve uluslar arası ilişkiler çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz bilgi birikim ve tecrübe paylaşımının da katkılarıyla maksimum verime dönüşmektedir.

Bursa, gelişen bir kenttir. Bu şehirde gelenekle gelecek aynı potada eritilmektedir. Bursa, değişimini gelişerek sürdürmektedir.